Uyku insan hayatının yaklaşık üçte birini kapsayan önemli bir davranıştır. Oysa uykunun tam olarak ne olduğunu ve niye var olduğunu açıklamak kolay değildir. Uyku, kadim inanışların aksine sadece pasif bir dinlenme hali değil, doğal seçilimle şekillenmiş aktif bir hayatta kalma stratejisi veya bir yan ürün olarak ele alınabilir.
Organizma için temel bir enerji tasarrufu yöntemi olan uyku, özellikle metabolizması hızlı olan bebeklerde gelişimi desteklemek için enerjiyi korur. Toplumdaki bireylerin farklı saatlerde uyumasını sağlayan kronotipler, grubun her an uyanık birileri tarafından korunmasını sağlayan bir “doğal nöbetçilik” sistemi olarak evrilmiş olabilir.
Fizyolojik düzeyde ise uyku, beyinde gün boyu biriken β-amyloid gibi toksik atıkların temizlendiği ve sinaptik bağların düzenlendiği hayati bir bakım sürecidir. Günümüzde “bozukluk” olarak tanımlanan birçok durum, aslında atalarımızdan kalan bir miras olabilir. Bu metinde, uyku davranışı tarihsel, mitolojik ve ağırlıklı olarak evrimsel bir perspektifle incelenmiştir.